14 Aralık 2013 Cumartesi

Hayatı Seviyorlardı Fransız Direnişçilerinin Son Mektupları

Mektup duygu ve düşüncelerimizi en yalın şekilde yansıtan edebi türdür. Tarihte kendine yer edinmiş
mektuplardan bazıları tarihi olayları aydınlatır, bazıları edebiyat akımlarına yön verir, bir diğerleri de dillerin gelişimine katkıda bulunur.Yerine göre bir gazete, yerine göre bir dergi tadındadır mektuplar...
Mektup denince aklımıza Fransa gelebilir belki de. Nedeni ise bu edebi türün Fransa`da daha çok yaygın olması ve Voltaire`in mektuplarının en kapsamlı mektuplar olarak tarihe geçmesidir. İlaveten, yüksek mevkilerle yazışmalar için de kaleme alındıkları olmuştur. Diderot, J.J.Rousseau, Montesquieu siyasetle mektup türünü buluşturanlardan bir kaçı. Mektuplar geçmişin akışına da ışık tutuyor. Batı dünyası yazarlarından Balzac, Flaubert, Geothe, Schoiller, Keats, Türk edebiyatından ise Ziya Gökalp, Namık Kemal, Halit Ziya, Cahit Sıtkı Tarancı mektup yazanlar kervanına katılanlardan.

Tür olarak kategoriye giren mektup, bir biçim olarak da diğer edebi türleri etkilemiştir. Zira roman, deneme, gezi yazıları, şiir, vs. edebiyat türleri mektup olarak yeniden yapılandıran türk yazarlarımız da edebiyata katkıda bulunmuşlardır. Mektubu roman olarak biçimlendiren örneklerden sadece iki tanesi ``Handan`` (Halide Edip Adıvar) ve ``Bir Kadın Düşmanı`` ( Reşat Nuri Güntekin). Ömer Seyfettin`in bazı hikayeleri de mektup şeklinde yazılmıştır.
Toparlayacak olursak, kişisel haberleşme aracından düşünce sisteminde değişikliğe götürecek kadar etki yarata bilen bir gizemdir mektup

Mektup aynı zamanda devrimcilerin kişisel görüşlerini en aşık biçimde söyleme aracına dönüşüyor ölüm anından önce. 1789- 1799 tarihleri arasında gerçekleşen Fransız Devrimiyle birlikte, Fransız halkı aydınlanmacı görüşü tamamen benimsemiş, milliyetçilik akımını başlatmıştır. İnsanların yüce değerler uğruna verdiği kutsal savaş, bu kitapla gözümüzün önünde somut olarak beliriyor. Hepsinin de sevdiklerinden istedikleri, kendilerini merak etmemeleridir. Ne kadar muazzam sevgiye sahipler ki, sonsuza giderken bile arkada kalanları düşünüyorlar. Ayrıca sevdiklerinin mutlu olması için yeni bir hayat kurmaları gerektiğini de söylemeyi unutmuyorlar. Hani ölüm anında hayatın gözünün önünden geçiyormuş ya, bu mektuplar o anıların tekrar olunmaz geçidi niteliğinde... Herkese bu mektuplarla unutulmaz insanların hayatlarına yolculuk etmesini diliyorum....

Kitap:                             Hayatı Seviyorlardı
                                      Fransız Direnişçilerinin Son Mektupları
Yazar:                            Kolektif
Yayınevi:                        Pencere Yayınları
Sayfa:                             119
Türü:                              Mektup
Ne zaman okudum:         Mektupların gizemli havasını duymak istediğim zaman       

Neden bu kitabı seçtim:  İnsanların davası uğruna tüm güzelliklerde vazgeçtiklerinde, sevdiklerine son sözlerine olurdu, işte bunu herkes okumalı                                         
Puanım:                           8
Arka Kapak:

Bu mektupları yazanlar birkaç saat bazen birkaç dakika sonra ölüme gittiler; kimi kurşuna dizildi, kiminin kafası kesildi. Böyle bir anda cümlelerin kıvraklığıyla ya da kelimelerin musikisiyle uğraşmak kimin aklına gelirdi? Yazan bir daha yazamayacağını biliyor. Elveda demenin sadeliğinde,hayatına ve ölümünün anlamına dair yargısını dile getiriyor. Ölümü kılları kıpırdamadan kabullendiler, çünkü ölüm onlar için mücadelenin gelişmesi demekti, yeni savaşçılar yetiştirecekti mutlaka ve çünkü bu anlamda bereketliydi ölüm: "Elbette yaşamak isterdim. Ama bütün kalbimle dileğim o ki, ölümüm bir işe yarasın:"

Ayrıntı....
The Gurardian Fransız devrimi ile ilgili top 10 romanı listelemiş: 
Dustcover of hardback "Last Letters: Prisons & Prisoners of the French Revolution" by Oliveir Blanc, displays oil painting by Charles Louis Muller (Appel des condamnes de la Terreur)

0 yorum :

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Blog Listem